Kediler rahatsızlıklarını saklamakta ustadır. Doğada avcı olmalarının yanında av da olduklarından, zayıflık göstermek onlar için risklidir; bu içgüdü evdeki koltukta yatan kedide de çalışmaya devam eder. Bu yüzden bir kedi "belli ettiğinde" sorun genellikle birkaç gündür sürüyordur. Yeni kedi sahibi olan biri için en faydalı beceri, hastalığın adını bilmek değil, normalin ne olduğunu bilmektir. Aşağıda en sık karşılaşılan kedi hastalıkları, hangi belirtilerle kendini gösterdiği ve hangi noktada telefona sarılıp veterinerden randevu almanız gerektiği anlatılıyor.
İlk sinyaller çoğu zaman dramatik değildir. Kusma ya da topallama gibi bariz belirtilerden önce davranış değişir. Kedinizin günlük rutinini biliyorsanız, sapmayı fark etmeniz kolaylaşır.
Peki neye bakmalı? Şu dört şeyi takip etmek pratik bir başlangıç:
"Bir gün bekleyeyim mi?" sorusunun cevabı duruma göre değişir. Ama hiç beklenmemesi gereken birkaç tablo var: nefes darlığı veya ağzı açık soluma, idrar yapmaya çalışıp yapamama, 24 saatten uzun süren tam iştahsızlık, tekrarlayan kusma, arka bacaklarda ani güçsüzlük, havale. Bunlar acil kabul edilir.
Halk arasında "kedi nezlesi" denen tablo, çoğunlukla viral kökenlidir ve özellikle barınaktan ya da sokaktan gelen yavrularda sık görülür. Hapşırma, gözlerde sulanma ve çapaklanma, burun akıntısı, sesin kısılması tipiktir. Kedi kokuyu alamayınca yemek yemeyi de bırakır; asıl tehlike buradadır. Hafif vakalar destekleyici bakımla geçse de, gözü kapanan veya yemekten kesilen kedi muayene edilmelidir. Temel aşıların düzenli yapılması bu enfeksiyonların şiddetini belirgin biçimde azaltır.
Kedim kum kabına girip çıkıp duruyor, neden? Bu, kedilerde en yanıltıcı belirtilerden biridir. Sahipler çoğu zaman kabızlık sanır; oysa kedi idrar yapmaya çalışıyor olabilir. Sık sık kaba gitme, az miktarda ya da kanlı idrar, kabın dışına işeme, işerken sesli miyavlama üriner sistem sorununa işaret eder. Özellikle erkek kedilerde idrar tıkanıklığı hayati bir acildir; birkaç saat içinde müdahale gerektirir. Su tüketimini artırmak, yaş mamayı beslenmeye dahil etmek ve stresi azaltmak koruyucu etkendir.
Kötü ağız kokusu "kedilerde normaldir" diye geçiştirilir ama değildir. Diş taşı, diş eti iltihabı ve rezorptif lezyonlar orta yaş kedilerde çok yaygındır. Kedi başını yana eğerek çiğniyorsa, mamayı ağzından düşürüyorsa, kuru mamadan yaş mamaya kaçıyorsa ağzına bakılması gerekir. Ağız sağlığı ihmal edildiğinde ağrı kronikleşir ve kedi sessizce kilo kaybeder.
Eve hiç çıkmayan kedide bile pire görülebilir; parazit ayakkabıyla, başka bir hayvanla ya da balkondan taşınır. Aşırı kaşınma, boyun ve kuyruk dibinde kabuklanma, tüy dökülmesi tipiktir. İç parazitler ise yavrularda karın şişkinliği, gelişme geriliği ve ishalle kendini gösterir. Düzenli iç ve dış parazit koruması, cilt problemlerinin büyük bölümünü baştan engeller.
Kedi kusması normal mi? Ayda bir kez tüy yumağı çıkarmak endişe verici değildir. Ancak haftada birkaç kez kusan, kustuktan sonra halsizleşen, kusmuğunda kan veya safra olan kedi araştırılmalıdır. Gıda değişikliği, gıda intoleransı, yabancı cisim yutma (özellikle iplik ve oyuncak parçaları) ve böbrek hastalıkları hep bu tabloyu yaratabilir.
| Dönem | Öne çıkan riskler | Öncelik |
|---|---|---|
| Yavruluk (0-1 yaş) | Solunum enfeksiyonları, iç parazit, ishal | Aşı takvimi ve kilo takibi |
| Yetişkinlik (1-7 yaş) | İdrar yolu sorunları, obezite, diş taşı | Porsiyon kontrolü, yıllık kontrol |
| Yaşlılık (7+ yaş) | Böbrek yetmezliği, tiroid, eklem ağrısı | Yılda iki kez kan ve idrar tahlili |
Yaşlı kedilerde en sinsi tablo böbrek hastalığıdır: çok su içme, çok idrar yapma, iştah normalken kilo kaybı. Bu üçlüyü görürseniz "yaşlandı" deyip geçmeyin.